|
|
|
AS ABOVE SO BELOW
|
 |
| |
Jyotish(Vedik Astroloji) ile Batı Astrolojisi arasında ne gibi farklar vardır?
Astrolojinin ne zaman ortaya çıktığı tam olarak bilinmemekle birlikte,en az altı bin yıllık bir geçmişi olduğu söylenmektedir.En eski çağlarda bile insanlar Güneş,Ay ve yıldızlarla ilgilenmişler,onları gözlemleyerek çeşitli anlamlar çıkartmışlardır.Kalıntılarda bulunan eşya ,vb. üstünde çeşitli burç ve yıldızların sembolleri görülmektedir. Batı Astrolojisinin kökü olan Klasik(Medieval) Astroloji M.Ö 2800 lerde Babil’de çok gelişmişti ve Kalde çöktüğünde,bilim adamları Mısır ve Hindistan’a dağıldılar.Şüphesiz o devirlerde de Hint Astrolojisi kökü çok eskilere dayanan zengin bir sisteme sahipti,ama matematiksel kurgusu ile gök hareketlerinin yansıtılmasında kullanılan yöntemler geri sayılırdı.Zodyak burçlarının ve tutulma düzlemine dayanan koordinat sisteminin Hint’lilere Mezopotamya yoluyla geçtiği sanılmaktadır.M.Ö 6.yüzyılda yaşamış olan ünlü Hint Astroloğu Vahara Mihira’nın vermiş olduğu doğuş zamanları listesinin enlem ve boylam olarak Mezopotamya’ya uyduğu görülmektedir.Fakat bu bilgi Vedik Astroloji’nin Kalde’den türediği anlamına gelmez,çünkü Hintliler Batı Astrolojisinde yok olan iki özelliği kullanmışlardır. 1-Takım Yıldızların Burçlar kuşağını (Sidereal Zodiak), 2- 27 Nakşatra (Ay bölünmeleri) kullanmışlardır.
Sidereal Zodiak, yörüngelerinde dönen gezegenlerin içinde bulundukları hayali kuşak,Zodiak burçları denilen her biri 30’ar derecelik 12 eşit parçaya bölünmüştür.Burada burçlar gerçek Takım Yıldız gruplarına karşılık gelir. Batı Astrolojisi ise Tropikal Zodiak yani Güneş’in 0 derece Koç burcunda bulunduğu, güney yarıküreden kuzey yarıküreye geçtiği yeri(ekinoks,bahar noktasını)referans alır ve her zaman Takım Yıldız gruplarına karşılık gelmez çünkü ekinokslar(20 mart-Koç ile 23 Eylül Terazi burçlarının başlangıç noktaları) kaymaktadır.Dünya 23 ½ derecelik bir eğimle dönmektedir.Dünya boylam ekseninin bu eğimden ötürü yalpalayarak dönmesi, ekinoksların yılda 43 ile 56 saniye arasında bir hızla hareket ederek daha erken oluşmasına neden olur.Bu küçük hareket yıllarca sürerek, Siderial Zodiak’a kıyasla Tropikal Zodiak’ın yaklaşık olarak 71 yılda 1 derece,2130 yılda bir burç,ya da 25570 yılda bir tam tur yapacak şekilde geriye doğru hareketini sağlar.Böylece,Sidereal Zodiak(sabit yıldız grupları ve aynı isimleri taşıyan burçlar)ile Tropical Zodiak(hareketli,mevsimsel)arasında yaklaşık 23-24 derece fark oluşmuştur.Bu iki Zodiak arasındaki boylam farkına Ayanamsha denir.Böylece, haritası çıkarılan kişinin Yükselen burcu genelde değişebilir. İki tip harita vardır. Güney Sistemi, Kuzey Sistemi.Kuzey Hindistan sisteminde daima Lagna birinci ev olarak alınıyor ama Güney Hindistan sisteminde Lagna devamlı değişiyor. Benim kullandığım Kuzey Hindistan sistemi... Müslüman Arap astrologlardan etkilenen Avrupalı Ortaçağ Astrologları da bu Kuzey Hindistan modelini kullanmışlar.Bununla birlikte Güney Hint toprakları çok az işgal edildiği için Güney Sistemi geleneksel olarak bozulmamış.
Jyotish’de 9 Graha (gezegen) vardır.
Güneş Surya Sy Ay Chandra Ch Mars Mangala Ma Merkür Budha Bu Jupiter Guru Gu Venüs Shukra Sk Satürn Shani Sa K.Ay.D Rahu Ra G.Ay.D Ketu Ke
Uranüs, Neptün, Pluton, Vedik Astrolojide kullanılmaz.Kuzey ve Güney Ay Düğümleri, Rahu ve Ketu’nun Satürn ötesi işlev gördüğü söylenir . Vedik Astroloji (Jyotish)’te, Raşhi’ler (Burçlar)şöyle adlandırılır.
1-Koç Mesha 2-Boğa Vrishabha 3-İkizler Mithuna 4-Yengeç Karka 5-Aslan Simha 6-Başak Kanya 7-Terazi Tula 8-Akrep Vrischika 9-Yay Dhanu 10-Oğlak Makara 11-Kova Kumbha 12-Balık Meena
Vedik doğum haritasında Rashiler (burçlar)sayı ile ifade edilirler.Örneğin;1.Bhava (evde), ‘5’ numara,o evin Simha Rashi(Aslan burcu)olduğunu ifade eder.Bu Bhava’da bir Graha(gezegen) varsa,sembollerini görürüz.Bhavalar ise rakamla yazılmaz,akılda tutulmalıdır.
12 Bhava (ev) aşağıdaki gibidir.
1. Bhava :Tanu Benlik,beden 2. Bhava:Dhana Servet 3. Bhava:Shaja Kardeş,cesaret 4. Bhava:Bandhu Yakınlar,destekliyenler 5. Bhava:Putra Oğul 6. Bhava:Ari Düşman 7. Bhava:Yuvati Eş(kadın) 8. Bhava:Randhra Savunması zor nokta 9. Bhava:Dharma Doğalyasa,kader,şans,din 10.Bhava:Karma Etkinlik,uğraş 11.Bhava:Labha Kazanç 12.Bhava:Vyaya Kayıp,aydınlanma
Lagna,(Yükselen) çok önemli olup tüm harita buradan okunur ve gezegenler Lagna’nın ve bulunduğu evin yöneticisi ile ilişkilendirilir ve dost, düşman vb.asaletler alırlar. VedikAstrolojide,gezegenlerin(Aspect)görünümleri,aralarındaki derece farkına göre değilde,evden eve sayarak olur.Ayrıca bir türev astrolojisi olduğu için evden eve sayma yerleşik bir kaidedir ve mükemmel bilgiler verir. Sy,Ch,Bu,Ma,Gu,Sa,Ra,Ke, mutlaka 7.eve,ayrıca Ma,4,8,Gu,5,9,11,Sa,3,10,Ra ve Ke,5,9. evlere, kendi bulundukları evden,Drishti yaparlar. Jyotish’de Gochar (transitler)a bakmak için, Ay’ın bulunduğu burç birinci ev olarak kabul edilir.Eğer,Ay’ınız 3. Rashi (burç) Mithuna (İkizler)de, yükselen Aslan 5.Rashi ise,Lagna’ya(yükselen) 3.Rashi, Mithuna konulur ve yavaş hareket eden gezegenler yani öncelikli olarak Sa,Gu, Ra, Ke, ve daha hızlı hareket ederek transit yapan Sy,Ch,Ma,Bu,Sk hangi burçtan geçiyorlarsa yerleştirilir. Vedik Astroloji’de Ay çok büyük önem taşır.Ay’ın konuk olduğu 27 Nakshatra (yıldız kümesi) ev vardır.Kişi doğduğunda,ciğerlerine ilk nefes gidip bağırdığında Ay’ın içinde bulunduğu Nakshatra’nın yönetici gezegeni onun başlangıç Dasha’sını oluşturur.Olayların ne zaman olacağını belirlemek için, Gochar’ın (transit)bilgisinin yanı sıra bir tahmin ögesi olarak Dasha sistemi kullanır.Dashalar yaşamda önemli değişikliklerin ne zaman olacağını açıklar. Mahadasha(büyük dasha)ki gezegen , insan yaşamı ile ilişkili olarak 6-20 yıl arasında süren dönemleri oluşturur.Bunların kendi içinde küçük(Antardasha)dönemi ve daha küçük dönemler bulunur. Bu daha küçük dönemler saatlik dönemlere kadar inebilir.Dashaları bilen bir Jyotishi(astrolog),bir insanın uzun yıllar başarısız olup sonra nasıl üne kavuşacağını görebilir.Aynı şekilde hayatın hangi döneminde inişe geçeceğini veya fiziksel değişiklikler olabileceğini söyleyebilir. Jyotish’de Yoga’lar, Varga’lar,Tithi’ler vb.,Batı Astrolojisi ile farklı daha bir sürü detay özellikler vardır.Çok geniş bir bilgi olan Jyotish’i kullanabilmek için çok iyi eğitim görmek ve aynı zamanda ruhsal olarak kendini aşmayı,arıtmayı amaç edinmek gerekir.Yetenekli bir Jyotishi bir insanın tablosunda evrendeki her şeyin örtülü,belirmemiş tarafını görebilir. “İnsanların ve yaradılışın ilerleyişinin ve gelişiminin tamamı gezegenlerin idaresi ve otoritesi altındadır”. Parashara.
|
Gökyüzüne baktığımızda kendimize bakmaktayız.Doğduğumuz an çok özel duyarlılıklarımız var.Özel frekanslarda doğuyoruz.Gezegenlerin olumsuz etkilerini yok etmek, olumlu etkilerini artırmak Yagya’lar ile mümkün.Gezegen bizi etkilediği gibi,Yagya’larla beynimiz gezegenlere olumlu dalgalar gönderir.Karşılıklı etkileşim söz konusudur.Ve olumsuz etkiler giderilir.Birey Kozmiktir.
SY: GÜNEŞ THALAMUS:Beynimizin ortasında sarı renktir.Etrafında farklı şekilleri olan Ganglion’ları görmekteyiz.Bazal ganglion’ların hepsi, duyularla ve hareketle ilgili tüm girdiler Thalamus’a bağlıdır.Gang.ların tüm faaliyetlerini kontrol etmektedir,yönetmektedir.B.G’ların kralıdır. Güneş sisteminin hayat veren merkezidir.Tüm gezegenler Güneş’in etrafında dönmektedir.Gezegenimizin ısı ve ışık kaynağıdır.Fizyolojinin de Güneş’i Thalamus’tur.SY benlik ve kendine dayalılık niteliği ile ilişkili olarak tanımlıyoruz.Thalamus’da bedende, benliğin bütüncül ifadesini kontrolde tutmaktadır.Tahrip olursa felç,sağır,bazı duyular ve hisler düzeyinde sorunlar olabilir.Tamamen tahrip olursa insan fizyolojisinde hayat devam edemez. CH:AY HYPOTHALAMUS:Besleyici niteliktedir.Hormon salgılarımızı, döngüler vasıtasıyla 28 günde yayılmasını sağlamaktadır.Ay’ın döngüsü de 28 gündür.Hypothalamus’un da hormon salgısı 28 gündür.Değişikliklere çok hassas işlevleri var.Bedenin süt yapması,susamak,acıkmak...tüm yayılım değerleriyle anneyi hatırlatmakta.Kraliçedir.Bedendeki sıvının korunması,beden ısısı,bağışıklık sis.ve hatta hafıza ile ilgili belli işlevleri vardır. RAHU VE KETU:KUZEY VE GÜNEY AY DÜĞÜMLERİ Nukleus Caudatus : Şekli G harfine benzer.Sağ ve solda tamamen aynı iki N.C görmekteyiz.Başı hafızayı,ve davranış şekillerini değiştirme yeteneğini kontrol etmektedir.Kuyruğu da öğrenmekle ve hislerle ilişkilidir.RAHU bağımlılıkları başarıları kontrol eden güç,bireyi gölgede bırakan güç...KETU içe yöneliş,bireyin gölgede bırakılması ve derin görüşlülük..-neg.Halisünasyonlar,kişilik bozuklukları,öfke,korku, akli dengesizlikler ve paranoia,konuşmada tutukluk görülür.RAHU’da ise,Parkinson,Korea,yüzünü buruşturması,bedende kontrolden çıkan dengesiz hareketler,yanlış yüz ifadeleri ,konuşmada tutukluk görülür. MA:MARS AMYGDALA: Kızıl gezegen,geleneksel olarak güçle ,cesaretle, liderlikle ilgilidir.Kırmızı çekirdekle de ilişkilidir.Amygdala, kızgınlıkla ,öfkeyle,düzenle ilgilidir.Kırmızı çekirdek de hareketlerin kesinliği ile ilgilidir.Fizyolojiyi olumlu veya olumsuz etkileyebilir.Uyarıldığında veya dengesi bozulduğunda öfkeye, korkuya,sıkıntıya,sindirim sis.bozukluklar, kalp atışlarında ve tansiyonda değişikliklere sebep olmaktadır. SANİ:SATURN PUTAMEN: THALAMUS’tan en uzakta olandır.N.C’un altında bulunmaktadır.Geniş ve koyu renkte bir yapıya sahiptir.Gelen talimatların büyük bir kısmını PUTAMEN almaktadır.Genelde hareketlerle ve fizik düzeydeki koordinasyonla ilgilidir.Başlıca girdileri almakta ve öteki B.G’lara aktarmaktadır.Bu girdilerin geçişini engelleyebilir.Üstlendiği işlevler koyu renkte olması, geniş bir yapısı olması ,merkezden en uzakta olması P’in,Sani olduğunu göstermektedir. Birey,Yagya’larla Sani’yi etkileyerek kederi ve engelleri kaldırabilir.- neg. Gözlerde ve bedende sert ve uyumsuz hareketler olmasına,hafıza kaybı ve erken ölüm olur.Hissi dengesizlikler, düşünüş ve davranıştaki hiç uygun olmayan değerler ortaya çıkar. GURU:JÜPİTER GLOBUS PALLİDUS:Küre şeklindeki bu yapı B.G’dan gelen çıktıların çoğunu üstlenmekte bedeni yönlendirmek için en dengeli talimatları vermektedir.Mutluluğu,bilgeliği ve Dharma’yı kontrol eden en büyük gezegen Guru’dur.G.P da yüksek düzeydeki işlevleri,bedendeki iç dengeyi kontrol etmektedir.Dengeden sorumludur,uyumlu faaliyet,doğru kararlar alabilme gibi...İyi çalışmaz ise anormal hareketler BUDHA:MERKÜR SUBTHALAMUS:THALAMUS’ a yakın çok özel konumdadır.Bu ufak yapı ayırt ediş niteliği ile ilgilidir.S.T’dan gelen çıktılar Thalamus’un ve öteki B.G’ların kuvvetli etkisi altındadır. SUKRA:VENÜS SUBSTANTİA NİGRA: Sevgi ile ilişkilendirilen SK, Jyotish’de güzelliği, uyumu ve ilişkileri temsil eder.İçgüdüleri, heyecanları ve üremeyle ilgili davranışları kontrol eden S.N doğrudan S.K ile bağlantılıdır.S.N 1)elmas,beyaz ve koyu olmak üzere iki kısımdır.Koyu kısım hasar görürse bedende sertleşme ve titremeye neden olan Parkinson hastalığı meydana geliyor. Eğer SK kötü etkilenmişse karanlık güçler Rakşasaların hizmetine giriyor ve kişinin hayatını boşa harcamasına sebep oluyor.
|
Karma felsefesi basit bir etki tepki felsefesidir.”Ne ekersen onu biçersin”.*Karma terimi duruma göre”eylem (hareket),eylemin gücü,eylem veya deneyimin izlenimi”gibi çeşitli anlamlara gelebilir.Batıda ise genellikle kötü hareket(eylem) ve kötü hareketin sonuçlarıyla ilişkilendirilmektedir.Fakat aslında Karma sözcüğü iyi veya kötü herhangi bir anlam taşımaz,yalnızca eylem veya faaliyetle ilişkilidir.İyi karma iyi hareket(eylem) demek, kötü karma ise kötü hareket(eylem)demektir;fakat karma kelimesinin kendisi hareket(eylem)anlamındadır.Enerjinin sakınımı ilkesi karma kuramını desteklemektedir.Kişinin yaptığı her faaliyetin, o kişiye ve çevresine geri dönen sonuçları ya da tepkileri olur.İnsan düşündüğü zaman,düşünme süreci düşünme eyleminin icrasıdır.Aynı şekilde konuşmalarımız, hareketlerimiz, davranışlarımız ve herhangi bir şeyi deneyimlememiz hareketin (eylemin)farklı düzeyleridir. Havuza bir taş attığınızda taş batar ama yüzeyde hareket halinde dalgalar bırakır.Dalgalar kıyıya ulaşıncaya kadar yayılır,kıyıdaki kum parçacıklarına çarparak onları öteye iten ya da geriye,havuza çeken bir etki yapar.Etki her yerdedir,havuz ve kıyının her tarafında görülür.Hareket ya da eylem onu yapanı ve çevresini işte bu şekilde etkiler. İnsan her düşüncesi, sözü ve davranışıyla çevresindeki atmosferi etkileyen dalgalar yayar.Etkinin niteliği yapılan eylemin niteliğine bağlıdır.Şu halde,hayatımızda her an soluk alma, düşünme, konuşma ve davranış eylemleriyle atmosferde bazı etkiler üretmekteyiz.Ne kadar zayıf olursa olsun bir faaliyetin yapılmasıyla üretilen titreşimler,yapanın çevresine yayılır,çevresindeki her şeye çarpar,çok uzaklara Ay’a, Güneş’e,yıldızlara çarpar ve karşılaştığı her şeyi etkileyerek bütün evrende ilerler.Etkinin nasıl olduğu da eylemin niteliği ve yapılış gücüne bağlıdır. Bu titreşimlerin evrendeki her şeye çarparak yarattığı tepkiler tıpkı duvara fırlatılan lastik topun atana geri dönmesi gibi yapan kişiye geri döner.Şüphesiz,yakın çevreden dönen tepki,uzak çevreden dönene göre eylemi yapana çok daha çabuk ulaşır. Örneğin, birinin söylediği söz çevresinde titreşimler üretir. Bu titreşimler yayılıp bir ağaca çarparsa,ağaçta bir etki yaratarak tekrar söyleyene geri döner,yayılmaya devam eder ve bir ağaca çarpıp geri dönmesi daha uzun sürer.Ay’a çarpıp dönmesi daha da uzun zaman alır.Güneş’e ulaşması ve yapana geri dönmesi daha uzun zaman alır.Gökyüzünün derinliklerinde öyle yıldızlar vardır ki ışıklarının dünyaya erişmesi milyonlarca yıl alır,böylece bir eylemin etkisinin galaksilerdeki yıldızlara ulaşması ve yapana geri dönmesi milyonlarca yıl alabilir.İşte yapılan bir eylemin tepkisinin yapan kişiye dönmesi de böyle olur.Eylem etkisini tüm evrene yayar ve geri yansıdığında yapan kendi eyleminden etkilenir.O zaman şu soru akla geliyor:Bir eylemin meyvesi binlerce, milyonlarca yıl sonra yapana nasıl ulaşır?İnsan ömrü milyonlarca yılla kıyaslandığında oldukça kısadır,belki 100 yıl olabilir.Bu durumda atmosferde oluşan tepki, yapana artık yaşamadığı bir sırada nasıl geri dönecektir? Evinden uzakta yaşayan birisi babasına mektup gönderirse ve mektup ulaştığında baba başka kente taşınmışsa,mektup yeni adrese gönderilir.Oradan da yeni bir yere taşınmışsa, mektup şimdiki yeni adrese gönderilir.Baba izlenebildiği sürece ,mektup yeni adrese gönderilir.Eğer babanın izi kaybolursa mektup mirasçısına,oğluna ya da en yakın akrabasına postalanacaktır.Kan bağı tepkinin yapana ulaşma aracıdır.Bir eylemin sonuçları,binlerce yıl içinde deolsa,evrenin neresinde olursa olsun onu yapan ruha ulaşacaktır. Karma,tepki,nasıl büyük bir sürüde yavru annesini şaşmadan buluyorsa,eylemin meyvesi de şaşmadan onu yapana ulaşır.”Ne ekersen onu biçersin “atasözünün anlamı budur.
|
|
|
|
|